21 Ocak 2019 Pazartesi

Bir Umut...

 Bana gore Arabistan’da olmanin en keyif veren yanlarindan biri de her daim yaz mevsimi  olmasidir. Isinma derdi, yerini sogutma derdine birakmistir, ve bu dert isinma derdinden cok daha az kulfetlidir. Her odaya bir klima takmakla hallolur.
 Turkiye’de oldugum zamanlarda kis aylarini pek sevmezdim. Havanin kapali olusu tum yasam enerjimi alirdi sanki. Disari cikamaz, yagmurda islanmayi sevmez, camuru , tozu topragi sevmezdim. Ilkbahar ve yaz benim en sevdigim ay donemleriydi.
 Simdi her daim yazi yasiyor olsam da, burada da ara ara hava kapaniyor, once bir ruzgar esmeye basliyor. Hava guzel, esiyor diye camlari aralayacak olanlar, kisa bir sure sonra yanildiklarini anliyorlar. Esen kuvvetli hava coldeki kumlari sehire tasiyip, tum cam ve klima araliklarindan kumu evin icine sokuyor. Siz cole gitmeseniz de col size geliveriyor adeta. Evin icinde olmaniza ragmen, sanki nefes alamiyor, boguluyor gibi oluyorsunuz. Evin icine dolan kumun temizligi  de cabasi..
  Bugun Cidde firtinali, karisik, tozlu, berrak degil.
  Tipki bizim icimiz, yureklerimiz gibi.
 Dun oradan buradan biraz fazlaca para temin edip Ali Bey’i gormeye gittik uc arkadas. Aklimiz Ali Bey’de kalmisti, vicdanimiz rahatsizdi.
 Evine vardigimizda yatiyordu, bizi gorunce dogruldu. Hep birlikte oturduk. Sagligindan sihhatinden sorduk, yanitladi. Cok sukur ki, gorunusu tahlilleri kadar kotu degildi, hatta umdugumdan  daha iyi bulmustum. Bu sevindiriciydi bizim icin. Gorunusu cok kotu olmasa da, iyi olmayan tahlilleri, bize gorunuse aldanmamamiz gerektigi hatirlatiyordu.
   Korkularimizi dile getirdik. Baslangic icin para temin etmek zor degildi. Ama Ali Bey’in derdi bir degildi ki.  Bir ameliyata baslansa, ustu ustune ameliyat olmak zorundaydi. Ama bizlerin de bu kadar bir meblagi temin etmeye ne gucu, ne de bir guvencesi vardi. Iste bu yuzden Ali Bey’e guvence de veremiyorduk, arkandayiz, iyi olacaksin, tum ameliyatlarini yaptiracagiz, uzulme ! diyemiyorduk.
 Turkiye’ye gidip ailesinin yaninda ameliyat olmasini onerdigimizde, bize oksuz oldugunu, Turkiye’de kimi kimsesi olmadigini soyledi. Bu cevap bize dusen sorumlulugu bir kat daha arttirmisti.
Bir ara mutfakta esine getirdigim parayi almasini rica ettim cekingenlikle. Aglamaya basladi. Belli ki ilk defa boyle birinden para aliyordu, aliskin degildi. Birilerinden birseyler almak ne kadar zordu !
 Ali Bey ile gorusmemizi bitirip  evinden ciktik. Sigortasi henuz yapilmamisti. Ama Sark Poliklinigi bashekimin dedigine gore zaten sigortasi bu ameliyatlari karsilamayacakti. Burada sigorta sirketleri anlasmayi bastan yapiyor, sayet sigortalanan kisi kendilerini yuksek mali yukumluluk altina sokacaksa sigorta yapmiyor, yapsa dahi ameliyatlari en az bir sene karsilamiyordu.
 Bu durumda guvendigimiz daglara da kar yagmisti. Sigortayi beklemek son derece anlamsizdi.  Ali Bey’in hayati tehlikesi vardi. Dr Huseyin Bey hastanin evde olduguna zaten son derece sasirmisti. Biran once birseyler yapmak gerekiyordu. Birseyler yapmanin birinci kurali, acil para bulmakti. En azindan Ali Bey’in  vucudundaki suyu bosaltarak hayati tehlikesini atlatmasina yardimci olacak ilk ameliyat parasini..
 Aksam dort arkadas, dordumuzun elinde de telefon, herkes bir yerleri ariyor, Ali Bey’in bu durumundan esi dostu haberdar ediyorduk. Ama kimine ulasamadik, kimi musait degildi.. Yani nasibi olmayan, nasibi kapali olan kisilere ulasilamiyordu.
 Gece eve dondugumde telefon caldi. Bir arkadas, tanidigi birilerinden para bulmustu, parayi almaya gidiyordu. Tum bunlari anlatmaya basladiginda agladigini farkettim. Bir an, Ali Bey’e birseymi oldu yoksa, diye dusundum. Sonrasinda bunun sevinc gozyaslari oldugunu anladim. Gecenin onbirinde nasipli kisi, cennetten bir kosk aliyordu adeta. Gecenin bu saatinde hepimizi aglatmisti, agliyorduk cunku bu haber  bunca umitsizlikten sonra bir ilac gibi surulmustu kalplerimize.
  Ya Nasip ! diye cikilan yolda, iki nasipli vardi. Biri Ali Bey’di. Bir hafta once herseyden habersiz agrilari ile isine gidip gelen uc cocuklu bir baba iken, bir hafta sonrasinda tum dunyasi degismis, yoksullugun ve gurbetin inanilmaz acisi bir bicak gibi batmisti kalbine. Ama elbette gecenin kor karanliginda karincalari bile goren ve riziklandiran Rabbim Ali Bey’i hic unuturmuydu.. Insallah ona iyilesmeyi nasib edecekti. Bir diger nasipli ise, parayi veren kisi idi. “Sizden kim Allah’a borc vermek ister ” sozunun muhatabi olma serefini elde etmis, Allaha guzel bir borc vermis, bu erdemli hareketi ile hepimizi duygulandirmisti.
  Alemlerin Rabbi olan Allah, sadece insanlarin rabbi degildi ki.. Calisip kazancini temin etmek sirf insanlara mahsus.. Halbuki Allahin calismadan da, oturdugu yerden riziklandirdigi ne canlilari var.. O oyle bir Rab ki, onun mukemmelligini anlamak icin, yeryuzunu incelemek bile yeter insana..
 Bugun, Ali Bey hastaneye yatirildi. Ilk islem olarak vucudundaki fazlalik su temizlendi. Sonrasinda mesanedeki ur alinip, patolojiye gonderilecek. Ve ardindan bobrek ameliyati..
 Bekliyoruz. Tipki evindeki esi ve uc guzel yavrusu gibi, biz de bekliyoruz.
 Rabbim acil sifalar versin kendisine. Cocuklarina bagislasin, Amin..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder